INFLUENCER BLOG İLETİŞİM

Esin Kasa ile Kuliste Buluşalım: Mehmet Auf ve "Aç Kapa Düzelir" Felsefesi

"Kuliste Buluşalım" serisinin yeni konuğu Mehmet Auf! Mühendislikten oyunculuğa, akademisyenlikten sahneye uzanan renkli kariyerini, başarısızlık hikayelerini ve iknanın bilimsel formülünü Esin Kasa ile konuştu.

Kişisel Dönüşüm Motivasyon
  • Yayınlanma Tarihi: 11 Şubat 2026
  • Yazan: Speaker Agency
Esin Kasa Ile Kuliste Buluşalım690x460

Işıklar kapandığında, alkışlar dindiğinde ve sahne perdesi indiğinde geriye ne kalır? Gerçek hikayeler, samimi itiraflar ve bir ömür boyu biriktirilmiş tecrübeler... 

Speaker Agency Kurucu Ortağı Esin Kasa’nın ev sahipliğinde gerçekleşen video-cast serisi "Kuliste Buluşalım", bizi sahnenin arkasındaki bu büyülü dünyaya davet etmeye devam ediyor. 

Serinin yeni bölüm konuğu ise sadece sahnelerin değil, akademik dünyanın ve ekranların da en renkli isimlerinden biri: Mehmet Auf.

Pek çoğumuz onu efsanevi "Çocuklar Duymasın" dizisindeki rolüyle hatırlasa da, Mehmet Auf’un hikayesi bir karakterden çok daha derin.

O, ODTÜ Makine Mühendisliği diplomasını cebine koyup yapay zeka üzerine master yapan, ardından senaristlik, oyunculuk ve kurumsal eğitmenlik gibi birbirinden farklı disiplinlerde zirveye oynayan bir "davranış bilimleri meraklısı". 

Esin Kasa ile gerçekleştirdiği bu keyifli sohbette Auf, "Çocuklar Duymasın'daki Adam" etiketini bir gülümsemeyle sahiplenirken, başarısızlığın nasıl bir laboratuvara dönüştüğünü, iknanın bilimsel formülünü ve hayatın ritmini nasıl yakaladığını tüm samimiyetiyle anlatıyor.

Kariyer Dönüşümü: İdare Etmekten Motive Olmaya

Mehmet Auf'un kariyer yolculuğu, dışarıdan bakıldığında "başarılarla dolu düz bir çizgi" gibi görünebilir. Ancak kuliste anlatılanlar, bu yolculuğun aslında virajlarla dolu bir keşif süreci olduğunu gösteriyor.

Her şey, Ankara'nın en prestijli okullarından Atatürk Anadolu Lisesi ve ardından ODTÜ Makine Mühendisliği'nde başlıyor. 

Ancak Auf, bu yılları akademik bir zaferden ziyade, kendi tabiriyle "arka sırada oturup idare eden öğrenci" olarak tanımlıyor. 

Mühendislik eğitimi sırasında bir buçuk yıl boyunca "idare eden", ardından "kurtulmak için motive olan" bir öğrenci profili çiziyor.

Kırılma noktası ise tam da bu sıkışmışlığın içinde, sosyal psikoloji ile tanışmasıyla geliyor. 

İşletme yüksek lisansı ve ardından Amerika'da aldığı yapay zeka eğitimi sırasında, insan beyninin çalışma prensipleri ile davranışlar arasındaki bağı keşfetmesi, onda daha önce hissetmediği bir tutku ateşliyor. 

Bu noktadan sonra "idare etmek" bitiyor; merak etmek, derinleşmek ve üretmek başlıyor.

Bu dönüşümün en çarpıcı anekdotlarından biri ise cesaret. Henüz kimsenin tanımadığı iki gençken, TRT 2'ye bir faks çekerek "Biz program yapmak istiyoruz" deme cüreti, onun girişimci ruhunun en somut kanıtı. 

"Sizi projenizden dolayı değil, bu özgüveninizden dolayı merak ettik" diyen TRT yöneticileri, aslında Mehmet Auf'un kariyerindeki en büyük sermayeyi özetliyor: Eyleme geçme cesareti.

Başarısızlık Bir Deneydir: "Aç Kapa Düzelir"

Sohbetin en ilham verici bölümlerinden biri, başarı odaklı dünyamızda genellikle halı altına süpürülen bir kavram üzerineydi: Başarısızlık.

Esin Kasa’nın "Aç Kapa Düzelir" kitabına atıfla sorduğu sorulara Auf, rahatlatıcı bir gülümsemeyle cevap veriyor: "Bugüne kadar hiç hata yapmadım diyen biri varsa gelsin, onu heykel niyetine gezdirelim." 

Ona göre hata yapmak, hayatın en doğal parçası. Ancak burada kritik bir ayrım yapıyor: "Basit Hata" ve "Akıllı Hata".

  • Basit Hata: Dikkatsizlikten veya umursamazlıktan kaynaklanan, tekrar eden ve gelişim sağlamayan hatalar. (Örn: Suyu mikrofona dökmek.)
  • Akıllı Hata: Yeni bir fikir denerken, bir bilinmeyenin peşinden giderken yapılan, riskleri hesaplanmış ve sonucunda büyük bir öğrenme barındıran hatalar.

Auf, başarısızlığı bir "bilimsel deney" olarak görüyor. Bir bilim insanı laboratuvarda deneyi başarısız olduğunda "Ben bittim" demez; "Bu yol çalışmıyor, diğerini deneyelim" der. 

İşte iş ve özel hayatta da başarısızlık, veri toplama sürecidir. Üstelik nörobilimsel bir gerçek var: Beyin rutinleri sever ve otomatik pilotta çalışır. 

Ancak bir hata yapıldığında, rutin bozulur ve beyin uyanır. Öğrenme tam da o "uyanış" anında gerçekleşir.

Aç Kapa Düzelir

Değişim Yönetimi: Esnemeyen Kırılır

"Değişim nazikçe kapıyı çalan bir misafir değildir; bazen sizi omuzlarınızdan tutup sarsan iri kıyım bir adamdır" diyor Mehmet Auf. 

Değişim karşısında "yokmuş gibi davranmak" veya "yerinde oturmak", sadece hasarı artırır.

Bu bölümde paylaşılan en çarpıcı hikaye, "trafiği bile kendisine özel bir komplo" zanneden oyuncu arkadaşının hikayesiydi. 

Auf buna "Bahtsızlık Sendromu" (Kurban Psikolojisi) diyor. Eğer dış koşulları (trafiği, ekonomiyi, hava durumunu) kontrol etmeye çalışırsanız yorulursunuz. Ancak tepkinizi kontrol ederseniz, güçlenirsiniz.

Değişim kasını geliştirmek için iki temel reçete sunuyor:

  1. Uyanık Olmak: Kendi davranışlarını, konuşmalarını ve alışkanlıklarını sürekli sorgulamak.
  2. Geri Bildirim Almak: Etrafımızda bize "nazik ama dürüst" geri bildirim verecek insanlara sahip olmak.

Esneklik, değişen şartlara göre tepkiyi değiştirebilme sanatıdır. Ve esnemeyen, kırılmaya mahkumdur.

İletişimin Kalbi: Hikayelerin Gücü ve İknanın Üçgeni

Mehmet Auf, sahnelerin en güçlü hikaye anlatıcılarından biri olarak, iyi bir hikayenin matematiğini de masaya yatırıyor. 

"Atalarımız mağaraya döndüğünde 'bugün ne avladım' diye anlatmıyordu, 'bugün başıma ne geldi' diye anlatıyordu" diyerek hikayenin insanlık tarihi kadar eski bir ihtiyaç olduğunu vurguluyor. 

İyi bir hikaye; merak, çatışma ve dinleyicinin kendinden bir parça bulabileceği (özdeşleşme) anlar içermelidir.

Peki, hikayelerle bezenmiş bir ikna süreci nasıl işlemeli? Auf'un formülü üç sacayağına dayanıyor:

  1. Bilgi (Logos - Mantık): Konuya hakimiyet. Bilgi olmadan ikna, içi boş bir balondur.
  2. Duygu (Pathos - Limbik Sistem): Karşı tarafta olumlu bir duygu yaratabilmek. İnsanlar hissettikleriyle karar verir, mantıklarıyla gerekçelendirir.
  3. Etik (Ethos - Güven): Dürüstlük. Manipülasyon, günü kurtarır ama geleceği karartır.

Bu üçlünün dengesi, sadece bir ürünü satarken değil, bir ekip yönetirken veya çocuğunuzla konuşurken de geçerli olan evrensel bir iletişim yasasıdır.

Sahne Arkası: "Hayatın Ritmi" ve Hazırlık Süreci

Esin Kasa ile sohbetin en ritmik anları, Auf'un imza projesi "Hayatın Ritmi"ni anlattığı bölümlerdi. 

Bir düğünde, orgun tuşuna basıldığı anda yüzlerce kişinin aynı anda halaya kalkmasından ilham alarak doğan bu proje, iş dünyasının dinamiklerini bir orkestra metaforuyla anlatıyor. 

Müzik, teorik bilgilerin sıkıcılığını alan ve mesajı doğrudan kalbe ileten en güçlü araç.

Peki, 30 yıldır sahnede olan biri nasıl hazırlanır? Ritüelleri var mıdır?
Cevap şaşırtıcı: "Ritüelim yok, çünkü ritüele bağlı kalırsan kriz anında çökersin." 

İngilizce yapılacağı son dakika söylenen bir etkinlikte yaşadığı kriz anını anlatan Auf, hazırlığın en önemli kısmının "esneklik" ve "akışta kalmak" olduğunu belirtiyor. 

Stres ise düşman değil; bizi diri tutan bir dost.

Kendini güncel tutma konusunda ise tam bir "bilgi oburu". Günde 5-10 kitap özeti okumak, sürekli podcast dinlemek ve yapay zeka araçlarını bir asistan gibi kullanmak, onun bitmeyen öğrenciliğinin sırrı.

Sonuç: Genç Mehmet'e Tavsiyeler

Sohbetin kapanışında, şimdiki Mehmet Auf'un genç Mehmet'e ne söyleyeceği sorulduğunda, cevap hepimiz için bir ders niteliğindeydi:

"Efendi olma!"

Elbette nezaketsizliği kastetmiyor. Kastettiği, "rahatsız etmeyeyim", "ayıp olmasın", "sıramı bekleyeyim" diyerek potansiyeli frenleyen o aşırı çekingenlik hali. 

"Doğru zaman ve doğru üslupla herkesi arayabilir, her kapıyı çalabilirsin" diyor. Cesaret, gençliğin en büyük sermayesi olmalı.

Ve ekliyor: "Dünyayı devirme hedefin olsun ama küçük adımlarla yürü." Büyük vizyon, küçük zaferlerle inşa edilir.

Esin Kasa ile Mehmet Auf'un bu dolu dolu sohbeti, sadece bir kariyer hikayesi değil; hayatı daha esnek, daha cesur ve daha ritmik yaşamak isteyen herkes için bir başucu rehberi niteliğinde. Kuliste konuşulanlar, sahnenin ışığından çok daha fazlasını aydınlatıyor.

Bu keyifli sohbetin tamamına tanıklık etmek için "Kuliste Buluşalım"ın ikinci bölümünü kaçırmayın.

Mehmet Auf'un dönüştürücü enerjisini ve 'Hayatın Ritmi'ni kurumunuza taşımak için Speaker Agency ile iletişime geçin.

Esin Kasa ile Kuliste Buluşalım: Mehmet Auf Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

  1. "Kuliste Buluşalım" nedir?
    "Kuliste Buluşalım", Esin Kasa'nın moderatörlüğünde, ilham veren isimlerin kariyerlerinin, yaşam felsefelerinin ve bilinmeyen yönlerinin konuşulduğu Speaker Agency'nin video-cast serisidir.
  2. Mehmet Auf kimdir?
    Mehmet Auf; makine mühendisi, senarist, oyuncu ("Çocuklar Duymasın" Selçuk), motivasyon konuşmacısı, yazar ve danışmandır. Davranış bilimleri ve ikna konularında uzmandır.
  3. Mehmet Auf'un eğitim geçmişi nedir?
    Ankara Atatürk Anadolu Lisesi ve ODTÜ Makine Mühendisliği mezunudur. Ayrıca İşletme yüksek lisansı yapmış ve Amerika'da yapay zeka üzerine eğitim almıştır.
  4. "Aç Kapa Düzelir" kitabının ana teması nedir?
    Bu kitap, iş ve özel hayattaki başarısızlık hikayelerini, hatalardan ders çıkarmayı ve bu hataların nasıl birer gelişim fırsatına dönüştürülebileceğini anlatır.
  5. Mehmet Auf'a göre "Akıllı Hata" nedir?
    Akıllı hata, yeni bir fikir veya yöntem denerken yapılan, riskleri hesaplanmış ve sonucunda öğrenme sağlayan hatadır. Bilimsel bir deney gibi görülmelidir.
  6. İknanın 3 temel bileşeni nedir?
    Mehmet Auf'a göre ikna; Bilgi (konuya hakimiyet), Duygu (karşı tarafta olumlu his yaratma) ve Etik (dürüstlük ve güvenilirlik) sacayakları üzerine kuruludur.
  7. "Hayatın Ritmi" projesi nedir?
    Mehmet Auf'un bir orkestra eşliğinde sahne aldığı, müzik üzerinden liderlik, takım çalışması, iletişim ve değişim gibi iş dünyası konularını anlattığı interaktif ve eğlenceli bir sahne gösterisidir.
  8. Mehmet Auf kendini nasıl güncel tutuyor?
    Günde 5-10 kitap özeti okuyarak, çok sayıda podcast dinleyerek ve yapay zeka araçlarını aktif olarak kullanarak sürekli öğrenme halini koruyor.
  9. "Çocuklar Duymasın" dizisindeki rolü neydi?
    Mehmet Auf, dizide "Selçuk" karakterini (fıs fıs İsmail'in patronu) canlandırmıştır. Ancak halk arasında daha çok "Çocuklar Duymasın'daki Adam" olarak tanınmaktadır.
  10. Mehmet Auf gençlere ne tavsiye ediyor?
    "Efendi olma" baskısı altında kalmadan cesur olmalarını, doğru iletişimle her kapıyı çalabileceklerini, büyük hedefleri olsa da küçük adımlarla ve küçük başarılarla ilerlemelerini tavsiye ediyor.