INFLUENCER BLOG İLETİŞİM

Ping-Pong Masaları Yeterli Değil: Prof. Dr. Kemal Sayar ile Kurumsal Anlam ve Bilgelik Arayışı

Tükenmişlik ve anlam krizinin temelinde ne yatıyor? Türkiye'nin en saygın psikiyatrist ve düşünürlerinden Prof. Dr. Kemal Sayar'ın, "hız kültürü"ne meydan okuyan "Yavaşla" felsefesini, kitaplarını ve kurumsal dünyaya sunduğu derin bilgelik derslerini keşfedin.

Psikoloji
  • Yayınlanma Tarihi: 30 Kasım 2025
  • Yazan: Speaker Agency
Ping Pong Masaları Yeterli Değil690x460

Modern kurumsal dünya, merkezinde büyük bir paradoksla boğuşuyor. Bir yandan, çalışan bağlılığını ve "iyi olma halini" (wellness) artırmak için ofislere oyun konsolları, ücretsiz atıştırmalıklar ve yoga seansları eklenirken; diğer yandan "tükenmişlik" (burnout), "yabancılaşma" ve "anlam" krizi rekor seviyelere ulaşıyor. Verimlilik ve inovasyon vaadiyle kutsanan "hız kültürü", ironik bir şekilde, hem bireyi hem de kurumu içten içe tüketiyor.

Bu "hız kültürü", Prof. Dr. Kemal Sayar’ın "Yavaşla" adlı eserinin de altını çizdiği gibi, "ilişkilerin, aşkların, dostlukların ve hatta sohbetin bile kısa ömürlü ve sanal olduğu" bir dünya yaratmıştır.
Çalışanlar, "her ne pahasına olursa olsun kazanmaktan" geçtiği düşünülen bir başarı tanımının peşinde koşarken, "değersizliğe ve asıl mutsuzluğa" itilmektedir. Bu durum, Prof. Sayar'ın tanımladığı tehlikeli bir olguyu beslemektedir: Sadece "kendi nefsimizi ululayarak" var olmaya çalışan "sığ narsistler" haline gelmek.

Bu noktada, yüzeysel "wellness" çözümlerinin iflas ettiği açıktır. Sorun bir meyve sepeti eksikliği değil, derin bir "anlam" eksikliğidir. İşte tam da bu boşlukta, Türkiye'nin en saygın psikiyatrist ve düşünürlerinden biri olan Prof. Dr. Kemal Sayar, kurumsal dünyaya bir "wellness" konuşmacısından çok daha fazlasını vaat eden bir "kurumsal bilgelik" rehberi olarak öne çıkmaktadır.

Onun yaklaşımı, semptomları geçiştirmeyi değil, "modern mutsuzluğun" kök nedenlerini ve "anlam" arayışının kurumsal performansla doğrudan ilişkisini ele almayı amaçlar.

Sadece Bir Yazar Değil, Bir Otorite: Prof. Dr. Kemal Sayar'ın Akademik Kredibilitesi

Prof. Dr. Kemal Sayar'ı kurumsal dünya için kritik bir figür haline getiren temel unsur, onun popüler bir "guru" olmasının ötesinde, su götürmez akademik ve klinik otoritesidir. Onun felsefesi, kişisel görüşlere değil, on yıllara yayılan bilimsel araştırma ve klinik deneyime dayanmaktadır.

1989 yılında Hacettepe Üniversitesi İngilizce Tıp Fakültesi'nden mezun olan Sayar, akademik kariyerini psikiyatri alanında zirveye taşımıştır. 2008 yılından bu yana psikiyatri profesörü unvanını taşıyan Sayar, halen Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı Başkanı olarak görev yapmaktadır. Bu pozisyon, onun alanındaki en güncel bilimsel gelişmelere hakim, aktif bir klinisyen ve akademisyen olduğunu göstermektedir.

Onun otoritesini kurumsal dünya için özellikle değerli kılan boyut, uluslararası deneyimidir. Kanada'daki prestijli McGill Üniversitesi'nde, "kültürel psikiyatri" alanında konuk öğretim üyesi olarak çalışmıştır.
Bu deneyim, ona ruh sağlığı ve anlam arayışının kültürel bağlamdan nasıl etkilendiğine dair derin bir anlayış kazandırmıştır. Günümüzün çeşitliliğe sahip ve çok uluslu iş gücünü yönetmeye çalışan şirketler için bu, paha biçilmez bir yetkinliktir.

Silikon Vadisi merkezli, tek tip bir "wellness" modelinin, farklı kültürel kodlara sahip küresel ekiplerde neden başarısız olduğunu en iyi anlayabilecek isimlerden biridir.

Bununla birlikte, Prof. Sayar’ın uzmanlık alanları arasındaki "psikosomatik tıp" ve "kronik ağrı sendromları", "anlam" gibi soyut bir kavramın, kurumsal bilançolar üzerindeki somut etkisini kanıtlar niteliktedir.
Psikosomatik tıp, zihinsel ve duygusal sıkıntıların (stres, mutsuzluk, anlam eksikliği) nasıl doğrudan fiziksel hastalıklara dönüştüğünü inceler. Kurumsal açıdan bu, "modern mutsuzluğun" soyut bir felsefi sorun değil; artan devamsızlık (absenteeism), düşen verimlilik ve yükselen sağlık sigortası maliyetleri anlamına gelen somut bir İK problemi olduğunun bilimsel dayanağıdır.

Kurumsal Felsefesi: Hız, Anlam ve Merhamet Üzerine Üç Temel Ders

Bilgeliği Kurumunuza Davet Edin

Prof. Dr. Sayar'ın felsefesi, kurumsal dünyanın en temel hastalıklarına üç stratejik çözüm sunar:

1-"Yavaşla" - Hız Kültürünün Tükenmişlik Matematiği ve İnovasyon Paradoksu

Modern kurumsal paradigmanın temel taşı "hız"dır. Ancak Prof. Sayar'ın "Yavaşla" eseri, bu paradigmanın sürdürülemez bir "hız kültürü" yarattığını ortaya koymaktadır.
Bu kültür, bireyleri "kronik bir telaş" içine sokarak "meşgul ama verimsiz" hale getirir. Sürekli acil durumları çözen ancak asla stratejik düşünemeyen yöneticiler yaratır. İnovasyon ve stratejik düşünme, "yüzeysel" değil, "derin" eylemlerdir. "Yavaşla" felsefesinin ana fikirlerinden biri, "yavaşlama sanatının, boşluk yaratabilmekle ilgili" olmasıdır.
İnovasyon, tam da bu "boşluk" anlarında doğar. Prof. Sayar'ın "Yavaşla" çağrısı, bir tembellik manifestosu değil, anlamsız telaşı bırakıp, derin bir odaklanmaya geri dönerek sürdürülebilir performansı mümkün kılan stratejik bir yeniden kalibrasyon davetidir.

2-"Anlam Arayışı" - Sığ Narsisizme Karşı Kurumsal Miras Yaratmak

Eğer "hız kültürü" kurumsal dünyanın "nasıl"ını çarpıtıyorsa, "anlam" krizi de "neden"ini yok etmektedir. Modern kültür, mutluluğun "her ne pahasına olursa olsun kazanmaktan geçtiğini" empoze eder.
Bu "kazanma odaklılık," kurumsal yapılarda "hiper-rekabetçilik" olarak tezahür eder ve Prof. Sayar'ın teşhisiyle, çalışanları "sığ narsistler" haline getirir. Sığ narsist, sadece kendi bireysel kazanımlarına odaklanan; ekibini veya kurumunu bu hedeflere ulaşmak için bir araç olarak gören bir profildir.
Prof. Sayar'ın sunduğu "anlamlı hayat" modeli ise bu narsisizmin tam antitezidir: "kendi nefsimizin ötesine uzanırsak... hayatımızı daha anlamlı kılarız." Liderlik, "ne aldığın" ile değil, "ne kattığın" ve "kimlere dokunduğun" ile ölçülür.
Bu felsefe, geçici kazanımlar yerine, "yitip gitmeyecek" bir kurumsal miras (güçlü kültür, mentorluk, toplumsal etki) inşa etmek anlamına gelir ve bu, en iyi yetenekler için bir "yetenek mıknatısı" görevi görür.

3-"Merhamet" ve "Kaygı" - Kriz Anında Liderlik ve Psikolojik Dayanıklılık (Resilience)

Prof. Sayar'ın felsefesi, kriz anlarında ve VUCA dünyasında ayakta kalabilmenin reçetesini de sunar. İlk olarak "Merhamet," modern dünyanın insanı yabancılaştıran yönlerine karşı bir devrimdir.
Kurumsal dünyada bu "yabancılaşma," departmanlar arası silolar ve iç rekabet olarak kendini gösterir. Sayar, merhameti bir "köprü" olarak konumlandırır. Bu "köprü" kavramı, günümüzün en kritik performans ölçütü olan "Psikolojik Güvenlik" ile birebir örtüşmektedir.
İnovasyon ve yaratıcılık için kritik olan bu güvenlik ortamı, ancak liderin ve ekibin "merhamet" kapasitesiyle inşa edilebilir.

Dayanıklılık reçetesinin ikinci bileşeni ise "Kaygı Çağı" olarak adlandırılan belirsizlikle başa çıkma stratejisidir.
Prof. Sayar, "Kaygının panzehiri eylemdir" diyerek, liderler için son derece pratik, iki aşamalı bir karar modeli sunar:

  1. Kontrol Alanına Odaklanmak: Ekibine, pazar koşulları (kontrol dışı) yerine, kendi ürün kalitelerine veya müşteri hizmetlerine (kontrol içi) odaklanmalarını söyleyen bir lider, tam da bunu yapmaktadır.
  2. Kontrol Dışı Alanı Kabul Etmek: Pandemi gibi kontrol edilemeyen bir kriz karşısında paniğe kapılmak yerine, durumu kabul edip, "kontrol edilebilen" dijital altyapıya odaklanmak bu felsefenin uygulanmasıdır.

 

Kurumsal Bilgeliğin Kütüphanesi: Prof. Dr. Kemal Sayar Kitapları

Prof. Dr. Kemal Sayar'ın felsefesi, her biri kurumsal dünyaya dair somut bir reçete sunan, çok satan kitaplarında derinleşir.

  • Yavaşla: "Hız kültürü"nün yarattığı tükenmişlik ve inovasyon kısırlığına karşı, derin çalışma ve sürdürülebilir performans için stratejik bir çerçeve sunar.
  • Merhamet Devrimi: Yabancılaşmış ve silolaşmış kurumsal yapılara karşı, psikolojik güvenliğe dayalı, yüksek performanslı ve işbirliğine açık ekipler kurmanın felsefi temelini atar.
  • Kaygı Çağı: Belirsizlik ve kriz anlarında liderlerin ve ekiplerin "analiz felcine" kapılmasını önleyen, eyleme geçmeyi ve kontrol edilebilene odaklanmayı öğreten bir dayanıklılık kılavuzudur.
  • Ruhun Labirentleri / İnsanlık Hali: Bu eserler, liderlere insan doğasının karmaşıklığını, modern dünyanın yarattığı ruhsal zorlukları ve "anlam" ihtiyacının derinliğini anlamaları için entelektüel bir derinlik sunar.

Sonuç: Bilgeliği Kurumunuza Davet Edin

Ofislere ping-pong masaları kurmak kolaydır; kurumsal ruha "anlam" ve "bilgelik" katmak ise derin bir entelektüel ve felsefi çaba gerektirir.
Prof. Dr. Kemal Sayar, tam da bu noktada, yüzeysel "wellness" trendlerinin çok ötesinde, stratejik bir "bilgelik ortağı" olarak konumlanmaktadır.
Onun felsefesi, "hız kültürü" içinde kaybolmuş, "modern mutsuzluk" yaşayan ve "yabancılaşmış" ekiplere "doğal ritimlerini" geri kazandırmayı vaat eder.

Prof. Dr. Kemal Sayar'ı kurumunuza davet etmek, çalışanlara geçici bir motivasyon sağlamak değil; liderlik kadronuza "dayanıklılık", "merhamet" ve "anlam" üzerine kurulu, uzun vadeli bir yönetim felsefesi yatırımı yapmaktır.
Bu, tükenmişlikten anlamlı performansa giden yolun en stratejik adımıdır. Bu dönüşümü başlatmak için Speaker Agency ile iletişime geçin.

Prof. Dr. Kemal Sayar Hakkında Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

  1. Prof. Dr. Kemal Sayar kimdir?
    Prof. Dr. Kemal Sayar, Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı Başkanı olarak görev yapan, Türkiye'nin en saygın psikiyatristlerinden, akademisyenlerinden ve düşünürlerinden biridir. Modern insanın ruhsal sorunları, anlam arayışı ve kültürel psikiyatri üzerine yaptığı çalışmalar ve yazdığı kitaplarla tanınır.
  2. "Kurumsal bilgelik" kavramı ne anlama geliyor?
    "Kurumsal bilgelik", ofise oyun konsolu kurmak gibi yüzeysel "wellness" çözümlerinin ötesine geçerek, tükenmişlik, yabancılaşma ve anlam krizi gibi sorunların kök nedenlerine inen felsefi ve psikolojik bir yaklaşımdır. Çalışanların ve kurumun bütünsel sağlığını ve anlam arayışını merkeze alır.
  3. Prof. Sayar'ın "Yavaşla" felsefesi üretkenlik karşıtı mıdır?
    Hayır, tam tersine. "Yavaşla" felsefesi, anlamsız telaş ve sürekli meşguliyet hali olan "hız kültürü"nü eleştirir. Amacı, inovasyon ve stratejik düşünme için gerekli olan "derin çalışma" ve odaklanma anlarını yaratarak, uzun vadede daha sürdürülebilir ve anlamlı bir üretkenlik sağlamaktır.
  4. "Sığ narsisizm"in kurumsal dünyadaki karşılığı nedir?
    Kurumsal dünyada "sığ narsisizm", sadece kendi bireysel kazanımlarına, bonuslarına ve unvanlarına odaklanan, ekibini veya kurumunu bu hedeflere ulaşmak için bir araç olarak gören yönetim anlayışıdır. Bu, ekip çalışmasını ve uzun vadeli kurum vizyonunu yok eder.
  5. "Anlam arayışı" bir İK stratejisi olabilir mi?
    Kesinlikle. Günümüzün yetenekli iş gücü artık sadece maaş için değil, "anlamlı bir amaç" için çalışmak istiyor. Çalışanlarına "başka ruhlara değme" ve "kalıcı bir miras" inşa etme vizyonu sunabilen şirketler, en iyi yetenekleri çekmek ve elde tutmak için güçlü bir "yetenek mıknatısı" haline gelirler.
  6. "Merhamet Devrimi" kavramının yüksek performanslı ekiplerle ne ilgisi var?
    Prof. Sayar'ın "merhamet" kavramı, günümüz iş dünyasında inovasyon için kritik olduğu kanıtlanmış olan "Psikolojik Güvenlik" ortamının temelini oluşturur. Merhamet, ekip üyelerinin hata yapmaktan veya fikirlerini söylemekten korkmadığı, güvene dayalı bir işbirliği kültürü yaratarak, performansı ve yaratıcılığı artırır.
  7. Prof. Sayar'ın "Kaygı Çağı" felsefesi liderlere kriz anında nasıl yardımcı olur?
    Bu felsefe, liderlere iki adımlı pratik bir model sunar: 1) Sadece kontrol edebilecekleri alanlara (kendi eylemleri, stratejileri) odaklanmak. 2) Kontrol edemeyecekleri dış koşulları (pazarın durumu, krizler) panik yapmadan kabul etmek. Bu, kriz anında "analiz felcini" kırarak eyleme geçmeyi sağlar.
  8. Prof. Sayar'ın kültürel psikiyatri uzmanlığı şirketler için neden önemlidir?
    Günümüzün çok uluslu ve çeşitliliğe sahip iş gücünü yönetirken, tek tip (genellikle Batı merkezli) liderlik ve motivasyon modelleri yetersiz kalır. Kültürel psikiyatri uzmanlığı, farklı kültürel kodlara sahip ekiplerin ruh sağlığı ve anlam arayışlarına daha derin ve etkili bir şekilde yaklaşma imkanı sunar.
  9. Bir Kemal Sayar konuşması kurumlara ne kazandırır?
    Kurumlara, geçici motivasyon artışları veya yüzeysel çözümler yerine, liderlik felsefelerini ve kurum kültürlerini derinden sorgulama ve yeniden yapılandırma fırsatı sunar. Tükenmişlik, anlamsızlık ve yabancılaşma gibi temel sorunlara kalıcı ve bilgece çözümler üretmek için entelektüel bir çerçeve kazandırır.
  10. Prof. Sayar'ı popüler "gurulardan" ayıran en temel özellik nedir?
    Onu ayıran en temel özellik, söylediklerinin kişisel görüşlere değil, on yıllara dayanan aktif klinik psikiyatri deneyimine ve sağlam akademik otoriteye dayanmasıdır. O bir "guru" değil, alanında zirveye ulaşmış bir bilim insanı ve klinisyendir.
Send Plane iletişime geçin
İletişime geçin
Formunuz başarıyla gönderilmiştir.