INFLUENCER BLOG İLETİŞİM

Esin Kasa ile Kuliste Buluşalım: Yonca Tokbaş ile Yaşam, Doğa ve Kendini Bulma Sanatı

"Kuliste Buluşalım" serisinin ilk konuğu Yonca Tokbaş! Esin Kasa’nın moderatörlüğünde; koşmanın felsefesinden "Dört Yapraklı Yonca"nın sırrına, doğadan ilham alan liderlikten içsel keşif yolculuğuna uzanan bu derin sohbeti keşfedin.

Mindfulness Wellness
  • Yayınlanma Tarihi: 05 Şubat 2026
  • Yazan: Speaker Agency
Esin Kasa Ile Kuliste Buluşalım690x460

Sahne ışıklarının aydınlattığı yüzleri tanıyoruz, alkışlanan başarı hikayelerini biliyoruz. Peki ya kulis? O son hazırlık anında, kalbin atışının hızlandığı, maskelerin düştüğü ve gerçek insan hikayelerinin başladığı o yerde neler konuşuluyor?

Speaker Agency Kurucu Ortağı Esin Kasa'nın ev sahipliğinde gerçekleşen yeni video-cast serisi "Kuliste Buluşalım", tam da bu merak duygusuyla yola çıkıyor. 

Sahnedeki profesyonel kimliklerin ardındaki insani derinliği, ilham veren yaşam felsefelerini ve bilinmeyen yönlerini keşfetmeyi hedefleyen bu serinin ilk bölüm konuğu ise tesadüf değil: Yonca Tokbaş.

Esin Kasa, bu seçimi "Dört Yapraklı Yonca bize uğur getirsin istedik" diyerek açıklıyor. Gerçekten de Yonca Tokbaş; permakültür tasarımcılığından yazarlığa, ultra maraton koşuculuğundan ödüllü zeytinyağı üreticiliğine ve profesyonel koçluğa uzanan o çok renkli, çok katmanlı kimliğiyle, şansı ve bereketi sadece isminde değil, hayatının her alanında taşıyan bir isim.

Yaşam Felsefesi: 4 Sayısının Gizemi ve Denge Arayışı

Sohbetin başında Esin Kasa'nın dikkat çektiği "dört" vurgusu, Yonca Tokbaş için bir tesadüften çok daha fazlası. Onun için bu sayı; Ruh, Beden, Zihin ve Kalp arasındaki o hassas dengeyi ve uyumu temsil ediyor.

"Şans dediğimiz şey, nerede ne aradığınla ve baktığında ne görmek istediğinle alakalı" diyor Tokbaş. Ona göre dört yapraklı yoncayı bulmak, çimlerin arasında pasif bir bekleyiş değil; aktif bir eylem, bir çaba ve bir umut arayışı. 

Bu bakış açısının kökleri ise çocukluğuna, annesinin ona aşıladığı "Sen yaparsın, çözersin" inancına dayanıyor. 

Hayata "hayır" demek yerine "evet, bir yolu vardır" diyerek yaklaşmak, onun en zorlu parkurlardan ve en karmaşık krizlerden çıkmasını sağlayan temel yaşam mottosu olmuş.

Bir İçsel Keşif Aracı Olarak Koşmak: "Kendimden Kaçarken Kendime Vardım"

Yonca Tokbaş denilince akla ilk gelen eylemlerden biri kuşkusuz koşmak. Ancak onun için koşmak, sadece fiziksel bir spor veya bir kondisyon meselesi değil. 

Koşmak ve Kendini Bulma Sanatı kitabında da derinlemesine işlediği gibi, koşmak onun için bir yüzleşme, bir arınma ve hatta bir terapi yöntemi.

Esin Kasa'nın, kitabın giriş cümlesi olan "Kendimden koşarak kaçtım, koşarak kendime vardım" sözüne yaptığı vurgu, sohbetin en duygusal anlarından birini oluşturuyor. 

Tokbaş, koşmaya başladığı dönemde Dubai'de yaşadığını, yeni bir anne olduğunu ve kendini "kaybolmuş" hissettiğini samimiyetle anlatıyor. 

Toplumun dayattığı "mükemmel anne", "başarılı iş kadını", "iyi eş" rollerinin arasında sıkışıp kaldığı bir anda, koşmak ona nefes alabileceği, kendi sınırlarını ve acılarını tanıyabileceği bir alan açmış.

Kurumsal Dünyaya Bir Ders: Acıyı Ertelememek

Koşu parkurlarından iş dünyasına taşınabilecek en güçlü derslerden biri, Tokbaş'ın "acı yönetimi" üzerine anlattığı anekdotta gizli. 

106 kilometrelik bir ultra maraton sırasında ayağındaki acıyı yok sayıp devam etmeye çalışırken, efsanevi koşucu Bakiye Duran'ın onu durdurması: "Şimdi duracaksın. Ya şimdi yaranı sararsın ya da sonrası yok."

İş hayatında da sorunları, krizleri veya tükenmişlik sinyallerini "yok sayarak" ilerlemeye çalışmak, genellikle daha büyük bir çöküşle sonuçlanır. 

Tokbaş'ın felsefesi net: Acıyı ve ihtiyacı (bu bir yudum su veya bir avuç tuzlu fıstık olsa bile) zamanında fark etmek ve gidermek, sürdürülebilir başarının tek yoludur.

Zorluktan Doğan Yaratıcılık: "Çöldeki Bereket"

Yonca Tokbaş'ın en özgün ve ilham verici kavramlarından biri olan "Çöldeki Bereket", aslında bir çaresizlik anının nasıl bir fırsata dönüştüğünün hikayesi. 

Eşinin işi nedeniyle taşındıkları Dubai'de, herkesin "kurak ve verimsiz" olarak gördüğü çöl ortamında, o kendi içindeki potansiyeli keşfediyor.

Bu kavram, sadece coğrafi bir metafor değil; aynı zamanda kariyerinde tıkanmış hisseden profesyoneller için bir umut ışığı. 

"İnsanların tek bir kariyere, tek bir yeteneğe sıkışıp kalmaması gerekiyor" diyor Tokbaş. 

Doğadaki çeşitlilik (bio-diversity) esası gibi, insanın da içindeki farklı yetenekleri (dört mevsimi) keşfetmesi, değişen ekonomik ve sosyal koşullarda ayakta kalabilmesi için hayati bir beceri.

Doğadan Liderliğe: İmece Ruhu ve Arıların Bilgeliği

Tokbaş'ın çok yönlü kimliklerini (koçluk, çiftçilik, yazarlık) birbirine bağlayan ortak tema ise Doğa. Doğanın ona öğrettiği en büyük ders: İmece.

"Sürdürülebilirlik tek başına yapılamaz" diyor. "Çok paranız, çok büyük tarlalarınız olabilir ama tek başınaysanız üç gün sürer." 

Tıpkı arıların, çiçeklerin ve ağaçların birbirine muhtaç olduğu bir ekosistem gibi, iş dünyasında da başarı, farklı yeteneklere sahip insanların ortak bir amaç (müşterek) etrafında güç birliği yapmasıyla, yani "bağ kurmasıyla" mümkün.

Onun "Arıseverlik" serüveni de bu farkındalığın bir sonucu. Bahçesindeki muz ağacına gelen arıları gözlemlemesiyle başlayan bu merak, onu arıların ekosistemdeki hayati rolünü savunmaya ve "Bal için değil, arı için" demeye götürmüş. 

Bu, liderler için de önemli bir mesaj barındırıyor: Detayları fark etmek, merak etmek ve o küçük görünen unsurların büyük resimdeki yerini (kelebek etkisi) görebilmek.

Sahne Arkası: Bir Konuşmacının Hazırlık Süreci

Esin Kasa'nın "Sahneye çıkmadan önce nasıl hazırlanırsın?" sorusuna verdiği yanıt, Yonca Tokbaş'ın otantikliğini (sahiciliğini) bir kez daha kanıtlıyor: "Çok prova yapmamak."

Ezberlenmiş, duygusunu yitirmiş, mekanikleşmiş bir sunum yerine; o anki izleyiciyle, o salonun enerjisiyle şekillenen, yaşayan bir anlatımı tercih ediyor. 

"Duyguyu taze tutmak" onun için en kritik hazırlık. Sahneye çıktığında hissettiği heyecanı bastırmak yerine, onu yakıt olarak kullanıyor ve bu samimiyet, izleyiciyle arasında görünmez ama güçlü bir bağ kuruyor.

Sohbetin en renkli anlarından biri de Tokbaş'ın etimolojik merakı üzerineydi. İsimlerin ve harflerin karakter analizini yaptığı bu bölümde, Esin Kasa'nın ismini (E-S-İ-N) analiz edişi, onun hayata ne kadar farklı pencerelerden ve derinlikli bakabildiğinin, kelimelerle nasıl dans ettiğinin canlı bir örneği oldu.

Sonuç: Kendi Özüne Dönmek

Bu keyifli sohbet, Yonca Tokbaş'ın şimdiki odağını anlatmasıyla sona erdi. Artık daha sade, daha odaklı ve "özüne" dönmüş bir Yonca var. 

Zeytin ağaçları, toprağa dokunmak ve butik bir üretici olarak kusursuzu aramak... "Çocuklar büyüdü, şimdi sıra bende" diyen, heybesindeki tüm tecrübeleri damıtarak rafine bir yaşama dönüştüren bir kadın.

Esin Kasa'nın kapanışta onu tanımladığı kelimeler, aslında bu ilham verici yolculuğun en güzel özetiydi: "Hayran gönüllü, imece ruhlu, sevmenin en büyük aktivizm olduğunu söyleyen sakin güç."

Eğer siz de bu sakin ama dönüştürücü güce tanıklık etmek, "Dört Yapraklı Yonca"nızı nerede aramanız gerektiğini keşfetmek istiyorsanız, "Kuliste Buluşalım"ın bu ilk bölümünü mutlaka izleyin.

Yonca Tokbaş ve daha nice ilham veren ismin hikayelerini kurumunuzla buluşturmak, kendi 'çöldeki bereket'inizi yaratmak için Speaker Agency ile iletişime geçin.

Esin Kasa ile Kuliste Buluşalım Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

  1. "Kuliste Buluşalım" nedir?
    "Kuliste Buluşalım", Esin Kasa'nın ev sahipliğinde gerçekleşen, ilham veren isimlerin sahne arkasındaki hikayelerini, yaşam felsefelerini ve bilinmeyen yönlerini keşfeden Speaker Agency'nin video-cast serisidir.
  2. Yonca Tokbaş kimdir?
    Yonca Tokbaş; permakültür tasarımcısı, profesyonel koç, yazar, ultra maraton koşucusu ve ödüllü bir zeytinyağı üreticisidir. Çok yönlü kimliği ve doğa odaklı yaşam felsefesiyle tanınır.
  3. "Dört Yapraklı Yonca" metaforu neyi temsil ediyor?
    Yonca Tokbaş için bu metafor; Ruh, Beden, Zihin ve Kalp arasındaki dengeyi ve uyumu temsil eder. Şansın dışarıdan gelen bir lütuf değil, bu uyumu yakalamak için gösterilen bir çaba olduğunu savunur.
  4. "Çöldeki Bereket" kavramı ne anlama geliyor?
    Yonca Tokbaş'ın Dubai'de yaşadığı dönemde geliştirdiği bu kavram, en kısır ve zorlu görünen ortamlarda (çöl gibi) bile insanın kendi içindeki yetenekleri keşfederek nasıl üretebileceğini ve bereket yaratabileceğini anlatır.
  5. Yonca Tokbaş'ın koşu ile ilgili felsefesi nedir?
    Ona göre koşmak sadece bir spor değil, bir "kendini bulma sanatı"dır. İnsanın sınırlarıyla yüzleştiği, acıyı yönetmeyi öğrendiği ve ruhuyla bedeni arasındaki mesafeyi kapattığı bir meditasyon halidir.
  6. Yonca Tokbaş'ın arılarla ilgili çalışmaları nelerdir?
    Arıların ekosistemdeki hayati rolüne dikkat çekmek için farkındalık çalışmaları yapmaktadır. "Bal için değil, arı için" mottosuyla, arıların yaşatılması ve doğanın sürdürülebilirliği üzerine projeler üretmektedir.
  7. Esin Kasa'nın programdaki konuğu neden Yonca Tokbaş oldu?
    İlk bölüm konuğu olarak Yonca Tokbaş'ın seçilme nedeni, onun "Dört Yapraklı Yonca" isminin çağrıştırdığı şans ve uğur temasının, yeni başlayan bu seriye iyi bir enerji getireceği inancıdır.
  8. Yonca Tokbaş'ın konuşmalarında öne çıkan temalar nelerdir?
    Dayanıklılık (Resilience), sürdürülebilirlik, içsel liderlik, doğadan ilham alma, imece kültürü ve potansiyeli açığa çıkarma (Çöldeki Bereket) en sık işlediği temalardır.
  9. "İmece Ruhu" modern dünyada nasıl uygulanabilir?
    Yonca Tokbaş'a göre sürdürülebilirlik tek kişilik bir oyun değildir. Tıpkı doğadaki gibi, farklı yeteneklere sahip insanların ortak bir amaç uğruna güçlerini birleştirmesi (İmece), hem iş hem de sosyal hayatta başarının anahtarıdır.
  10. Bu podcast/video serisini nereden izleyebilirim?
    Esin Kasa ile "Kuliste Buluşalım" serisinin tüm bölümlerini Speaker Agency'nin YouTube kanalından ve ilgili podcast platformlarından takip edebilirsiniz.